Okul Müdüründen

 

Kültür2000 Koleji Alkent Anaokulu’nda Okul Öncesi Eğitimin Değeri

Yarını şekillendirmek bugünün çocuklarının eğitimine verilen önemle başlar. Bundan dolayı okul öncesi eğitimin değeri çocukların doğru yönlendirilmesi ile yakından ilgilidir. Yıllar boyu sürecek eğitim hayatının ilk adımı okul öncesi eğitimidir. Ya alt tarafı ne olacak oyun oynayacak demeden önce çocuk üzerindeki etkilerini ve değerini bilmeliyiz.

Yapılan birçok araştırma okul öncesi dönemde çocuğun çok hızlı ve etkin öğrendiğini göstermektedir. .Bugünün dünyasında çocuklar daha meraklı ve daha öğrenmeye açıktırlar. Çocuğun sağlıklı olarak gelişebilmesi ve en önemlisi bağımsız bir birey haline gelebilmesi için okul öncesi eğitimi çok önemlidir.3-6 yaş arasına denk gelen bu dönem çocuğun ileriki yaşamında önemli bir yere sahiptir. Çünkü bu dönem çocuğun tüm gelişim aşamalarının çok büyük ölçüde tamamladığı, kişiliğinin oluştuğu ve sürekli olarak değiştiği bir dönemdir. Ayrıca bu dönemde çocuklar, paylaşmayı, grup içerisinde bireysel olarak var olmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğrenirler.   “Ben” ve “başkası” kavramalarının bilincine vararak yardımlaşma ve işbirliği duygusunu geliştirir. Ayrıca yaşıtlarıyla çatışmaları ve ilişkilerde ortaya çıkan sorunları çözümlemeyi ve kendini nasıl ve ne zaman koruyacağını ve diğer çocukların hakkına saygı göstermeyi de öğrenirler.  Bu nedenlerden dolayı, okul öncesi dönemi çocuğu, annenin çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın anaokuluna başlatılmalıdır.

   Kısacası ;Çocuk Gelişimi İçin Aileden Sonra En Önemli Yer:  Okul Öncesi Eğitim’dir.

Bizlerinde hedefi anaokulumuzda çocuklarımızın var olan zihinsel, duygusal, sosyal ve bedensel potansiyellerini ve yeteneklerini en üst düzeyde geliştirmektir. Bunun için;

Anaokulumuzda tüm etkinliklerimiz, çocukların gelişmesi ve potansiyeline ulaşması için farklı öğrenme tarzları ve beceri seviyeleri özelliğindedir.

Okul öncesi eğitim programı İstanbul Kültür Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nin danışmanlığında geliştirilmiş, hazırlanış aşamasında eklektik bir model oluşturulmuş, dünyadan başarılı örnekler kurumun temel eğitim yaklaşımlarına entegre edilmiştir. HighScope, Reggio Emilia, Proje Tabanlı Öğrenme, Montessori, Waldorf, Child to Child yaklaşımları ile çok yönlü bir yapıdadır.

Çocuklarımıza fen ve matematik bilgileri, uluslararası bir fen ve matematik programı olan GEMS ile öğretilir.  GEMS, çocukları, fen ve matematiğe güdümlü keşiflerle, inceleme ve araştırmalarla, bunun yanı sıra doğrudan katılımla yönlendiren etkin öğrenmeye dayalı, nitelikli, bilimsel ve öğrenci merkezli bir programdır.

Anaokulumuzda dil öğrenimi özel bir süreçtir.

Öğrencilerimizin İngilizce kullanma becerilerini en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan Çift Dilli/Bilingual Eğitim Programı uygulanır. Çocuklar yabancı dili çeşitli aktivitelerle öğrenirler (Oyun Merkezli Öğretim). Buradaki rol modelleri öğretmenleridir. Öğretmenler öğrencilerin çeşitli öğrenme tiplerine hitap eden farklı oyunlarla ve sürekli tekrarlarla öğrencinin dikkatini çekerler ve öğrenmeye istekli hale gelmelerine yardımcı olurlar. Çocuk, bu süreçte önce faaliyeti izler, daha sonra amacı anlar ve yetişkinin konuştuğu dilden gerekli anlamı çıkarır. Profesyonel Türk ve yabancı eğitimciler liderliğinde yarım gün Türkçe, yarım gün İngilizce eğitim programı sayesinde kavramları hem ana dillerinde hem de İngilizce olarak öğrenirler. Ayrıca  İspanyolca dersleri ile de zengin bir öğrenme öğretme süreci yaşanır. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki çocuklar ne kadar erken yaşta yabancı dil öğrenimine başlarsa bu alanda ileri yaşta (6 yaş sonrası) başlayanlara oranla çok daha başarılı ve dil hakimiyeti gelişmiş bireyler olurlar.

 

 Etkin öğrenme stratejileri uygulanır.

 Etkin öğrenme, çocukların seyredip dinlemekle yetinmeyip, bu sürece etkin olarak katıldığı anlamına gelir. Çocuk merkezli sınıf ortamında öğretmenlerimiz kendi başlattıkları bütün etkinliklerde de çocuklara bol miktarda seçim, liderlik, bireysel ifade, iletişim ve etkileşim kurma olanakları ve özgürlükleri tanırlar. Piaget’ e göre çocuğun öğrenmesinde, otonomi (kendi kendine yönetme) çok önemli bir faktördür. Çocuk sorusunun yanıtını öğretmenden almak yerine kendi başına bulup keşfettiği takdirde öğrenme etkili olmaktadır.

 Sevgi, şefkat,ilgi, takip ve doğru iletişim tekniğine dayanan Rehberlik çalışmaları ön  plandadır.

Okul öncesi çocuklarında sözel olarak kendilerini ifade etme yetileri henüz tam anlamıyla tamamlanmadığından öğretmen aile iletişimi çok önem kazanır. Anaokulu, çocuğun aileden ayrı bir birey olarak var olmayı deneyeceği sahadır. Bu başlangıcın mutlu ve güven dolu olması önemlidir. Bunun için okul öncesi psikoloğumuz  okulun ilk günlerinde; oryantasyon çalışmalarını yürütür. Alışma ve uyum sürecinde çocuk tek başına değildir. Aile oryantasyon sürecinde çocuklarının yanında olur. Onunla birlikte aileye de rehberlik yapılır ve süreç hakkında geri bildirimlerde bulunulur.

Çocukların kendilerini en doğal şekilde ortaya koydukları süreç, sınıf ortamındaki oyun oynama süreçleridir. Doğal davranış gözlemi, öğrencimiz hakkında sosyal ve iletişim becerileri konusunda bilgi sağlar. Edinilen bilgi, öğretmen ve aile ile paylaşılır. Çocuğun güçlü ve geliştirilmesi gereken yönleri belirlenir.

Okul öncesi eğitimi öncelikle ebeveynler sonrasında ise çocuklar için değer taşımalıdır. Bu kapsamda bizler siz değerli anne ve babalarımıza tüm desteği sağlayarak geleceğimizi birlikte şekillendirmeye bekliyoruz.                                                       

 

                                                                                                        Sibel ÇETİN

                                                                                                       Okul Müdürü